HARMON in English translation

Examples of using Harmon in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sanders, Harmona yardım et.
Sanders, help Harmon.
Harmonun 56 yardalık koşusuna izin vermeyecekti.
He shouldn't have let Harmon try that 56 yarder.
Angie Harmonu seçmem gerektiğini biliyordum.
I knew we should have gone with angle harmon.
Çocuk servislerinden Mary Harmonu biliyor musunuz?
You know Mary Harmon from Child Services?
O Kyle Harmonsa, ben telefonumu kime sattım?
If that's Kyle Harmon, who did I sell my phone to?
Klausbachin Royce Harmonla ilgili raporunu okudum. Birinci derece intihar.
I have read klausbach's report on Royce Harmon the first staged suicide.
Sen bayan Harmona kötülük yapmazsın bilirim.
I know you wouldn't hurt Mrs. Harmon.
Erica Harmonu tanıyor musun?
You know Erica Harmon, right?
Scotty ve Seth, Harmona girdiklerinde aynı pastadan vardı.
It is the same cake we got for Scotty and Seth when they got into Harmon.
Kyle Harmonla görüşeceğim.
Kyle harmon please.
Güney Harmonla ilgili olanları anlatmam için beni patakladılar.
They kicked my ass, until I told them all about South Harmon.
Dr. Harmonda güzel surattan daha fazlası olduğunu biliyordum.
I always knew that Dr. Harmon was more than just a pretty face.
Senin Mark Harmona olan mektubun gibi.
It's a little like your letter to Mark Harmon.
Harmondan aşağıya doğrun yürüyordum, bunu çalıların arasında buldum.
I was walking down Harmon, I found that in the bushes.
Bugün Doktor Harmonla seansı vardı sanırım.
I believe he had a session with Dr. Harmon today.
Moira, sakinleşmesi için Bayan Harmona bir fincan çay vermeye ne dersin?
Moira, how about a calming cup of tea for Mrs. Harmon?
Bayan Harmonla konuşmak istiyorum.
I want to talk to Mrs. Harmon.
Bayan Harmonla konuştunuz mu?
Did you guys talk to Mrs. Harmon?
Doktor Harmonla birbirimize aşığız.
Dr. Harmon and I are in love.
Parker hastanesinden bi hasta Harmona dair bişeyler biliyormuş.
One patient in the hospital said Parker that has information about Harmon.
Results: 467, Time: 0.0279

Top dictionary queries

Turkish - English