HARRISONA in English translation

Examples of using Harrisona in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hayatım, işte nasıldır bilmem ama Harrisona'' Herkes Kaka Ediyor'' u okurken görsen ne kadar yumuşak biri olduğunu anlarsın.
Babe, I don't know what he's like at work, but once you seen him reading Everybody Poops to Harrison, you realize he's a big softie.
Francis Scott Key ölüm döşeğindeki Başkan William Henry Harrisona The Star Spangled Bannerı söylerken,
When Francis Scott Key sang"The Star-Spangled Banner" to an ailing President William Henry Harrison on his death bed,
Harrisona üç ay önce düzeni sağlamak için atandım
I was sent to Harrison three months ago to clean it up,
Dinle… Ann-Merai Harrisona geçen hafta çiçek gönderilmiş mi öğrenmek istiyorum. Ofisine gönderilmiş.
Listen, we're trying to find out if some flowers were sent to an Ann Merai Harrison last week, sent to her office.
Tate Harrisona yapılan ön otopsi sonucunda başına aldığı bir yaradan öldüğü anlaşıldı.
The preliminary autopsy states that Tate Harrison was killed by a contact wound to the head,
Bir içki falan içmek istersen… Jamie geç saate kadar Harrisona bakabileceğini söyledi. Deb.
Hey, Deb. Jamie said she was good to watch Harrison till late tonight… if you wanna grab a drink or something.
Bir içki falan içmek istersen Jamie geç saate kadar Harrisona bakabileceğini söyledi.
Jamie said she was good to watch Harrison till late tonight if you want to grab a drink or something.
Thompson, Lleyton Hewitt ile birlikte oynadı, ancak Grigor Dimitrov ve Ryan Harrisona ilk turda kaybetti.
Thompson played alongside Lleyton Hewitt, but lost in the first round to Grigor Dimitrov and Ryan Harrison.
Harrisona da göz kulak olacağız tabii fakat oğlunuzun çok iyi olacağına inancım sonsuz.
We will keep an eye on Harrison, but I really think your son is gonna be perfectly fine.
Jim Harrisonun beni işe almasının tek sebebi Lyleı alman.
The only reason Jim Harrison hired me was because you recruited Lyle as a communist.
Yani işi, Harrisonun öleceğinden emin olmak.
Meaning, it's his job to make sure Harrison dies.
Pekala, Harrisonu kurtarırken yolunda durmayacağım.
So I won't stand in the way of you saving Harrison.
Harrisonu Bank Streetten uzak tutacak her şeyi yapıyorsun.
You're doing everything you need to do. Keeping Harrison away from Bank Street.
Çünkü, parmak izleri Lane Harrisonla ya da Jeffrey Whitela eşleşmedi.
That's because this print doesn't match Lane Harrison or Jeffrey White.
Bu Harrisondan olmalı.
It has to be Harrison.
Tru ya da Harrisondan haber aldın mı merak ettim.
I was just wondering if you would heard anything from Tru or Harrison.
Harrisonun şunu bilip bilmediğinden emin olmalıyım.
I will make sure Harrison knows what I know.
Harrisondan sonra aramadığım için üzgünüm.
I'm sorry I didn't call after Harrison.
Özel Ajan Randall Harrisonun telefonu, lütfen mesaj bırakın.
You have reached Special Agent Randall Harrison. Please leave a message.
Bay Harrisonun asla uyanmayacağından emin olacağım.
I will ensure that Mr. Harrison never wakes up.
Results: 80, Time: 0.0279

Harrisona in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English