Examples of using Harrow in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yani o yazıyı okuyup Keith Harrowu öldürmesi için bir golem çağırdınız?
Keith Harrowu öldüren çamurla aynıysa laboratuvar teyit edecektir.
Harrowun Santorinide satılık bir villası var.
Gibbs Harrowu izlettiriyor mu?
Bay Harrowu izleyecektiniz, ona kalp krizi geçirtmeyecektiniz.
Harrowun kaçmasına izin verebilirdik.
Biri Harrowa söylemeliydi.
Burası Doon Harrowun evi mi?
Doon Harrowu arıyoruz.
Yaklaşık Harrowla aynı zamanda Toronto Üniversitesinde bir öğrenciymiş.
Millet, bu Harrowu okuduğumda gördüğüm kız.
Rüşvet olayını biliyoruz, Harrowun onca yıl size nasıl ödeme yaptığını.
Adamım Harrowa lazım olan şey bir kaçakçı.
Ben adamımız Harrowu arıyorum. Pekâla.
Harrowdan uzak durması talebimizi reddetti.
Harrowda asla ayrılmadık.
Yeri gelmişken üvey oğlun Harrowdan ayrılıp askeri eğitim almaya karar verdi.
Yeri gelmişken üvey oğlun Harrowdan ayrılıp askeri eğitim almaya karar verdi.
Kral Harrowu korumak için elimden geleni yaptım.
Corvusa Kral Harrowun öldüğü haberini gönderdim.