Examples of using Hasattan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hasattan yeni çıkma olgunlar.
Hasattan sonra burayı suyla dolduracağız.
Hasattan sonraki sonbaharda ayrıldı.
Hasattan gelen mahsuller, güneş panellerinden gelen enerji, ama asla yeterli olmuyor.
Hasattan önce yapılması gereken çok hazırlık var.
Belki hasattan sonra ödeyebilir.
Ve hasattan emin olduğumuz zaman öderiz. Yağmur kesildiğinde.
Hasattan sonra. Okula gitmesi gerek Trywell.
Ben hasattan sonra gidiyorum.
Hasattan sonra planların var mı?
Hasattan sonra ödese olur muymuş.
Hasattan önce ölmek!
Hasattan sonra onu New Orleansdan götürmen gerekiyordu.
Hasattan önce.
Sunum hasattan önce, gece yarısında yapılmalı.
Güzel. Yarısı peşin, yarısı hasattan sonra.
İkinci koşul toplayıcılık eylemi hasattan sonra gerçekleşir.
Sana küçük bir hediyem ahbap, son hasattan.
Safran hasattan sonra kurutulduğunda sıcaklıkla birleşen enzim etkisi sonucunda pikrokrosin D-glükoz
Ben Davinayı hasattan kurtardım. Şimdi de tutmuş bana Davinayı geri teslim etmemi mi istiyorsun?