Examples of using Hatice in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hatice birkaç gün içinde,
Hatice Sultan d.1496 ö.1538 I. Selim
Hatice, birine danışmanın iyi bir fikir olduğunu düşündü. O kişi, Hıristiyan kuzeni Varaka idi.
Kayınpeder Cevat Yıldırım ve kayınvalide Hatice Yıldırım, çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağı şartıyla serbest bırakıldı.
Mart 1779da Ağa Muhammed Han avlanırken, Karim Hanın altı aylık hastalıktan sonra öldüğü Hatice Begum tarafından bildirildi.
Hatice bir ilham kaynağıdır. Yaşadığı erkek egemen toplumda
Rabbimin yardımıyla hastamızı, Hatice ablamızı size sağ salim teslim ettim.
Hatice gibi zengin bir kadının eşi olarak,… daha ne ister ki?
Mahmut Bozarslan, Hatice Kamer ve Sertaç Kayar Çarşamba günü Midyattaki bombalı saldırının ardından karakol çevresinde çekim yapıyorken bir grubun taşlı saldırısına uğramıştı.
Ama Hatice Allahın onun gibi her zaman doğruyu söylemiş yoksullara ve ihtiyacı olanlara yardım etmiş bir
Hatice Halime Hatun, Candaroğullarının sekizinci hükümdarı Taceddin II. İbrahim Beyin kızıdır.
Daha sonra Hatice, din alimi olan kuzeni Baraka Bin Neferin evine gidip bütün olanları anlattı.
Dünya Savaşı sırasında Prevezeden göçmen olarak gelen Hatice Hanımla( 1897-1991) evlendi.
Baban, büyükannen Hafsa Sultan, halan Hatice Sultan hepsi bizi bekliyor.
Kendisinden yaşça büyük zengin bir kadın olan Hatice, Suriyede kendisi adına ticaret yapmasını istemiştir.
Gece saatlerinde mahkeme sonuçlanırken, Cevat Yıldırım adli kontrol şartı ile eşi Hatice Yıldırım ise serbest kaldı.
Haşimoğulları tek bir sokakta yaşıyordu ve Muhammed, Hatice ve çocuklar bu sokağa taşındılar.
İlhan Tohtar, Hatice Avcı da vardır.
Albümde 12 şarkıya yer verdi,'' Haydi Bastır'' albümünde yer alan'' Yaralıyım'' şarkısını Hatice ile tekrar yorumladı.
Sultan II. Murad 1425 civarında Edirnede Hatice Halime ile evlendi