Examples of using Hatip in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hayır, Hatip.
George Herbert, İngiliz şair ve hatip d.
İşte seyircileriniz Hatip Hunt.
Devam eden bir hizmeti var. Hatip.
Babam kendisini hatip sanmıştı.
Ne sanıyorsun kendini? Hatip mi?
Cemaat lideri mi? Hatip mi?
Evet, şu anda dinlediğiniz Dört büyük hatip.
Hatip Hoca uzun yaşamış bir köylüdür.
Hatip kediler, kahin kediler.
Sayın yargıç, ben hatip değilim.
Sayın yargıç, ben hatip değilim.
Sen kimsin? Hatip ben.
Eğer Hatip Dicle arkadaşımızla birlikte diğer arkadaşlarımız da serbest bırakılırsa bu bir iyi niyet yaklaşımı olarak ele alınabilir.
Politikacı ve hatip Cicero( MÖ 106-43)
Özyönetimlerle ilgili siyasi çözüm deklarasyonu” başlıklı sonuç bildirgesi DTK Eşbaşkanları Selma Irmak ve Hatip Dicle tarafından Kürtçe ve Türkçe okundu.
Sayın hatip, daha güvende uyumaktan ziyade… hepimiz uyurgezer durumdayız. Dinleyin.
Yılında seçimlere Sosyal Demokrat Halkçı Parti( SHP) listesinden giren DEPli Leyla Zana, Hatip Dicle, Mahmut Alınak
Sayın hatip, daha güvende uyumaktan ziyade… hepimiz uyurgezer durumdayız. Dinleyin, dinleyin!
mahkeme bir seçilmiş adayın, Hatip Diclenin meclis girme hakkını reddetmişti.