Examples of using Heba in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Annemle babamın bana bakmak için hayatlarını heba etmelerini izledim.
Departmanın kaynaklarını heba ediyorsun.
Gerçekten güzel bir ev heba oluyor.
Utanç yüzünden ruhunu heba ettin.
Sınavdan kalırsan, bütün yıl heba olacak.
Bir gecemiz daha heba olacak.
Bir servet. Sonra da heba olup gidecek.
Son 20 yıl heba oldu.
Kim bu herif için parasını heba eder ki?
Burada zamanımız heba oluyor.
Cânim brendiyi heba ettik.
İyi bir viski heba oldu.
Bu abur cuburları toplamak için çok uğraştık, onları heba edemeyiz.
Hayallerimiz heba oldu.
Bütün o kazancın heba olması utanç olurdu.
Yeteneğimi heba ediyorsun.
Hayatını heba ediyorsun.
Kaç yıllık emeğimin öylece heba olup gideceğini biliyor musun?
Gençliğini bekleyerek heba etmesini istemedim.
Lütfen çocuklarımızın yaşamlarının heba olmadığını görmemize yardımcı olun.