Examples of using Heyeti in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İrlandalı Turist Heyeti için çalışırsın.
Efendim? Basın heyeti bekliyor.
Mahalle heyeti seçimleri anne.
Açın! Afrika heyeti!
Sızıntıdan sonra tüm bunları Kimya Güvenlik Heyeti müfettişleri incelemiş.
Kasaba heyeti. Kim onlar?
Açın! Afrika heyeti!
Uluslararası araştırma heyeti.
Bu ne demek huzur heyeti kızı?
Kim onlar? Kasaba heyeti.
Bana bu eziyeti çektirdikleri için heyeti asla affetmeyeceğim.
İşte köy heyeti.
Heyeti kaybetmiş gibi hissediyorum.
Yunan basın heyeti Arjantinli oyuncular ve personelle aynı otelde kaldı.
Kardinaller Heyeti ikiye bölündü.
Gazeteci heyeti vuruldu.
Kosova heyeti, yeni inşa edilen Priştine-Üsküp demiryolu hattını kullanarak geldi.
Kardinaller Heyeti ile toplantısı var.
Nakil heyeti kızıma asla başka bir ciğer vermeyecek, değil mi?
Avukat bey, heyeti ikna ettiniz beni değil.