HIDRA in English translation

Examples of using Hidra in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bir yıldan fazla sürede bu kadar silahı teslim etmek konusunda. Senin hidra departmanın başarısız oldu.
Your Hydra division has failed to deliver so much as a rifle in over a year.
Volkoff, Hidra Ağında bağlantılarıyla ilgili çok bilgi saklamış fakat Vivian McArthur hariç.
Volkoff left detailed information on every contact in the Hydra Network, except for a woman named Vivian McArthur.
O çelikten hidranın sivri kıskaçlarını açtı.
He opens the angular claws of the steel hydra;
Hidrayı buImak için 1 2 saatin var.
You have 12 hours to get the hydra.
Hidrayı bilir misiniz?
You know Hydra?
Bugünün Hidrası. Bölünen Kore onu Hidraya dönüştürdü.
Hydra of our times the reality of separated Korea turned her into Hydra..
Hidranın Volkofftan bile daha önemli olduğunu öğrendim.
I realized that Hydra is more important than Volkoff himself.
Görünüşe göre Volkoff, Hidrayı başka birine emanet etmiş: Contessa.
Looks like Volkoff is entrusting the Hydra to another person after all-- the Contessa.
İlk yapacağımız Hidrayı tasarlayan Roni Eimacherı bulmak.
The first step is we find the guy who designed Hydra: Roni Eimacher.
Hayır, orası beni Hidrayı tasarlamam için götürdüğü yer.
No, that's where he took me to-to design the Hydra.
Hidrayı CIAin yabancı bir sunucusuna aktarıyorum. Başladı.
I am transferring Hydra to a CIA offshore server… now.
HİDRAnın küpü tamamlaması için amaca daha fazla para gerekiyor.
In order to complete the cube for hydra, aim will need more money.
HİDRAnın durumu kontrolümüz altında
We have the hydra situation under control.
HİDRA ve Karadulu SHIELDa bırakın.
Leave widow and hydra to shield.
Ama HİDRA çok karışıktır.
But hydra is too complicated.
İşte HİDRA budur.
That's hydra.
Ama HİDRA tam bir kördüğüm.
But hydra is a quagmire.
Herkes gibi HİDRAnın peşinden gitmememi söylediğine inanamıyorum.
I can't believe you, of all people, are telling me not to go after hydra.
SHIELD şehirdeki birkaç HİDRA tesisinin yerini kesin olarak belirledi.
Shield has pinpointed several hydra facilities in the city.
Canlıyken HİDRAnın işine daha çok yararlar. Şimdilik.
They are more valuable to hydra to alive for now.
Results: 75, Time: 0.0281

Top dictionary queries

Turkish - English