Examples of using Hiltona in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ama o, hassas YM-12 bilgilerini Hiltona verdiğini reddediyor.
Marsa gitmelisin… Hiltona git ve Brubaker l.D. ni göster.
Miz Hiltona hazır olduğunu söyleyeceğim, Bay Tony.- Yoldayım Albay.
Miz Hiltona hazır olduğunu söyleyeceğim,
Bayan Munt, Margaret ve benim, gelecek hafta Hiltona gitmemizi gerektiren… acil bir iş hakkında sizinle konuşmak istiyordum.
Bayan Munt, Margaret ve benim, gelecek hafta Hiltona gitmemizi gerektiren… acil bir iş hakkında sizinle konuşmak istiyordum.
Doğru Marsa uç… Hiltona git ve resepsiyona Brubaker kimliğini göster.
Bir de bunları daktilo edip, Avrupaya hareket etmeden Hiltona ulaştırman gerek.
Hiltona gidip, yetkiliyi ararız ki yarın Irak ta olalım.
Bizi Chicagoya getirdiler, Hiltona yerleştirdiler, alışveriş… yapmam için bana para verdiler.
Gördün mü, söylediğim gibi bu adam Enrique ve bir kaç arkadaşı beni Hiltona kapattılar ve tüm hafta sonu ırzıma geçirdiler.
kararlar vermek Stane düşmez. O yüzden ya seninle Hiltona gider ya da babasıyla gezinti olarak bilinen sevgi dolu bir şeye çıkar.
Gold, babamın ortağı Lucas Hiltonun da aralarında bulunduğu dört polisi öldürdü.
Piç herif Hiltonun öldürüldüğü baskına gönüllü olmuştu.
İranın Paris Hiltonu olduğunu düşünüyor.
Ve Berlin Hiltonun müdürüyle konuşmak istiyorum.
Paris Hiltonun da film çekmeye başlaması böyle değil mi?
Yardımcı Müdür Derek Hiltonun… kişisel sesli mesajına ulaştınız.
Hiltonun hâlâ Huntleyi desteklemesinin artık imkânı yok.
Bir polis hattı Hiltonun önünü tamamen kesmiş.