Examples of using Hol in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yaşamına devam edeceksin, Hol.
Bilmiyorum, birinci kat, hol.
Temiz!- Temiz!- Temiz! Hol temiz.
Sana bir şey sormak istiyorum, Hol.
Tapınağın ortasındaysa robotlarla dolu bir hol buldu.
Selam Hol.
Hadi, Hol.
Merhaba Hol.
Dürüst olmalıyım Hol.
Kendinle gerçekten bir şey yapmışsın, Hol.
Senin ne işin var burada, Hol?
O hol için ama tabii geçici olarak.
O hol için… ama tabii geçici olarak.
Çünkü onu asansörde veya hol da yakalayabilirim.
Servis asansöründen buraya 16 adım ve burası hol.
Hol Hamoed ==İsrailde, Hamursuz Bayramı yedi gün sürer
geri dönebilir, ve hol bekçisinin beni destekleyecek sözü ile,
Söylediğim gibi, Captain Hol, Bunun bir Apokaliptan saldırısı olduğuna dair hiçbir kanıt yok.
Hol Horseun İmparatorunu dışarıda bırakırsak… Dünya kartı. Dur biraz. Tarot destesinde geriye kalan tek kart.
Söylediğim gibi, Captain Hol, Bunun bir Apokaliptan saldırısı olduğuna dair hiçbir kanıt yok.