Examples of using Hoop in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hoop, mesajı yanlış haber grubuna gönderdim.
Sonra hoop… çölü aşıp dosdoğru Karnaka.
NATO Başkanı de Hoop Bulgaristanı Ziyaret Etti.
Ve hoop!
Hoop.( Kıkırdar) Teşekkür ederim.
Hoop. İşte, bir tanesini yakaladım.
Hoop, 30 dakikadır bekleyen benim burada.
Hoop! Aman Tanrım!
Hoop! Aman Tanrım!
Hoop, bak, arabada şu şeylerden var.
Hoop, ben yine gaz çıkardım!
Hoop delirdi! Davidi öldürüyor!
Benim adım Hoop, Bayan Yok Edici.
Hoop geniş gider.
Hoop, bak, arabada şu şeylerden var.
inan bana, hoop!
Ve sonra çocuklarımız olur ve sonra- hoop, her şey bitti.
Çünkü kimse yoktur--*/ hoop!
Doğru. Sekiz devre sonunda aklı'' hoop'' diye kayıp değişti.
Bir, iki, üç ve hoop!