Examples of using Humus in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben pek humus seven biri değilim.
Bilirsin? Humus denedin mi?
Humus hakkında bir düşüncem yok.
Humus sever misiniz?
Kilo humus, biraz nohut ve bolca acı sos alayım.
Humus aldım, yani… Noel kurtarıldı.
Humus aldım, yani… Noel kurtarıldı.
Humus aldım, yani.
Vay canına, humus ve kerevizi nasıl yediğine baksana.
Yada belki humus enfeksiyonum olabilir.
Köpekler humus sevmez zaten.
Humus hücumunu daha iyi buluyorum.
Rachel, bana humus aldın mı?
Cidden, akşam sadece humus yedim.
Şu bebek havuç için humus alabilir miyiz?
Dört gözle beklediğim şey humus ve ölüm.
Fışkıran çiş ve humus gibi.
Bu sanki bir aslanın humus yemesi gibi.
Bu bir aslanın humus yemesine benzer.
Eski Şehir bölgesinde cadde üstünde pişirilmiş fasulye, humus, fırınlanmış tatlı patates,