Examples of using Hurma in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bizim evde kuru hurma var. Evet.
Her ikisinde de meyveler ve hurma ve nar var.
Hindistan… cevizi, muz ve hurma.
Ve hurma reçeli.
Akşam yemeği için kurutulmuş hurma ve pirinç keki hazırla.
Bahçedeki hurma ağacı kızarmış yumurta ile büyüdü.
Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
Her ikisinde de meyveler ve hurma ve nar var.
Hurma da yemem.
Hurma tohumu anca siz öldükten sonra meyve verir.
Muz. Hurma. Mango. Elma. Çilek.
Orada meyvalar ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
Geçmiş hayata inandığımdan değil; hurma, ayakkabı ve ipekler yüzünden geldim.
İnsanlar hâlâ hurma putlarımı alıyor ama sanırım tatlı niyetine yiyorlar!
Sürüyle hurma ağacı dikeceğiz!
Ve hurma olmadı. Sonbaharda beklendiği kadar kestane.
Suk-janın sevdiği hurma ağacını da.
Emirimiz günde yalnızca bir hurma yer.
Bu akşamki meze senin sevdiğin kurutulmuş hurma ve pirinç keki.
Bu akşamki meze senin sevdiğin kurutulmuş hurma ve pirinç keki.