IDMAN in English translation

practice
antrenman
pratik
prova
idman
antreman
deneme
çalış
uygulama
alıştırma
talimi
training
eğitim
antrenman
talim
idman
egitim
çalışma
eğitmeye
alıştırma
exercise
egzersiz
tatbikat
spor
talim
antrenman
idman
alıştırma
çalışması
uygulaması
eksersiz
workout
egzersiz
antrenman
idman
spor
çalışma
antreman
sparring
idmana
dövüş
boks
antrenman
working out
yoluna
işe
spor
çalış
iş çıkardın
egzersiz
çözmem
sonuçlandı
çalışıyorum
idman
to train
eğitmek
eğitim
eğitmeni
tren
eğitecek
antrenman
yetiştirmek
i̇dman yapmak
work out
yoluna
işe
spor
çalış
iş çıkardın
egzersiz
çözmem
sonuçlandı
çalışıyorum
idman

Examples of using Idman in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ünlü bir müşterimle idman yapacaktım.
I was suppose to train my celebrity client.
Bu iyi, çünkü sonunda bu idman sutyenini verebileceğim birisini buldum.
Which is good, cos I finally have someone to give this training bra to.
Geceleri gizlice idman yapıyordum.
I have been working out secretly at night.
Ve Noelde video oyunu yerine Hulkmani idman seti hediye aldık.
And the next Christmas instead of video games we got the Hulkamania workout set.
Müsait tüm gardiyanlar acilen idman alanından bekleniyorsunuz.
To report to the exercise yard immediately. All available officers.
Çok idman yaparım, koşarım.
I work out a lot. I run.
Mystic Fallsun yeni sakinleri için idman maçları düzenledim.
I set up some sparring matches for the new residents of Mystic Falls.
Bir basketbol kampına gittim ve orada bize günde altı saat idman yaptırdılar.
I went to a basketball camp and they made us practice for six hours a day.
Beni izlediğini hissedebiliyordum. O gün idman salonunda beni takip ettiğini.
I could feel you, watching me… following me, that day in my training hall.
Sıkı bir idman oldu.
This is quite a workout.
diyet, idman… manevi disiplin.
diet, exercise, mental discipline.
Gerçekten burada idman yapıyormuşsun.
You really do work out here.
İyi geceler, idman robotu!
Good night, sparring bot!
Eğer kullanmayacaksak neden bu kadar idman yapıyoruz?
Why do we practice, if we can't use it?
bir de zekice idman.
there is smart training.
Aslında… kalp için iyi idman oluyor.
It's actually a really good cardio workout.
Hadi biraz idman yapalım.
Let's work out a little together.
Burda olması hoşuma gidiyor o, benim idman eşim olacak.
I would like him here, he will be my sparring partner.
Gerçek bir takım gibi oynayana dek topsuz idman yapacağız.
Till we start playing like a real team… we're gonna practice without the ball.
Ama bu sadece koçla ilgili değil, idman şartlarıyla da ilgili.
But it's not just the coach. It's the training conditions.
Results: 202, Time: 0.0509

Top dictionary queries

Turkish - English