Examples of using Igoru in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ve Igora söyle, onu hep bekliyor olacağım.
Sen ve Igorun konuşurken kapıyı dinlemiyordum.
Igorun üst dudakları gülümsediğinde benimkine benzediğini düşünmüyor musun?
Şu Igorun kim olduğunu söyleyecek misin? Pekala?
Ne mi yaptı? Igorun ufaklığı rehin alıp kaçmasına neden oldun?
Artık Igordan mal alıyoruz.
Igora baktım ve içimde bir öfkenin yükseldiğini hissettim.
Sonra Igora söyledim!
Gidip Igorla görüşüp durumu düzeltir misiniz lütfen?
Yoksa Igora söz verdim.
Veya muhtemelen şipşakçılık yapan fotoğrafçı Igorun da.
Varisimle tanışırsın; Prens Igorla.
Prens Igorla beraber bana katılın.
Gelecek Igorun.
Ben, Igorla ilgileneceğim.
Hep kendime dedim ki:'' Ivanı Igora gönderiyorsun. Sevgili Igor.
IGOR mırıldanıp.
IGOR öksürme.
Igorun arkadaşı burada, bir polis.
Frankenştaynın menejeri Doktor Igora canavarına biraz hoşgörüsüz davranıyor.