Examples of using Internette in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Internette uygunsuz iletişim kurmakla suçlanıyorsun. Danielle Dunne.
Bu resmi internette hiç görmedim.
Şu an yanlız olmam… beni internette pazarlayabileceğin anlamına gelmez.
Sana son verdiğim Paul Ritz ceketini internette sattın.
Bildiğiniz gibi Internette yayınlanan şarkılar.
Evet, internette adamın biri almış.
Parayı ya senden alacağım ya da internette eşyalarımı satacağım.
Her şeyi internette bulurum.
Seni internette gördüm.
Bir web işi Reklam gibi ama internette.
İşte bu resmi gördüm internette.
Videoları internette.
Bir ucube. Fakat internette aidiyeti hissettim.
Bulursan aşkı internette.
Internette Bill Gatesin bile üç göğüslü resmi var.
Sadece internette aradım.
O internette her yerde yayınladı ve şimdi de Rachel öldü.
Bütün bu şeyler internette büyük yankı uyandırdı.
Herkesin hayatı artık internette inşallah baş şüphelimizin de öyledir.
Sonuç olumsuz çıkınca vakanı internette çıkarıp ödülü geri çekeceksin.