Examples of using Irisin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
IRISin benden istediği şeyi sana söyleyeceğim.
IRISin benden istediği şey bu beş nükleer silahtan başkası değil.
Ve 1985 yılları arasında hard rock grubu IRISin baş şarkıcısıydı.
Irisin arkadaşı mısın?
Irisin önünde olmaz.
Bana Irisin vasiyetnamesinden söz ediyordunuz. Bu bir sır değil.
Pekala millet. Spyke ve Irisin birleşme törenlerinin provasına geldiğiniz için teşekkürler.
Irisin tasmasıyla ne yapıyorsunuz?
Irisin saç filesi fabrikasında.
Sana Irisin ölümünü söylememiz geleceği değiştirmiş.- Ben haksızmışım, siz haklı.
Bunun Irisin geleceği için ne anlama geldiğini bilmiyordum.
Irisin acil durum alarmı.
Burası Irisin odasıydı.
Burada Irisin hayatından bahsediyoruz.
İyi de Irisin doğum günü.
Yani Irisin ölümünden dört yıl sonra.
Irisin arkadaşı Jack.
Irisin flört planı bu günlerde nasıl ilerliyor biliyor musun?
Irisin arabasına baktın mı?
Hakimi öldürmek için Irisin arabasını mı kullanmışlar?