Examples of using Isterken in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çocuklar ilgi isterken, gençler asidir.
Masum geyik sadece susuzluğunu gidermek isterken gizlenen tehlikeden habersizdir.
Herkes ölmeni isterken ben seni yaşattım!
Seni hâlâ bu şekilde isterken.
Herkes seninle konuşmak isterken.
Geçen hafta onunla evlenmek isterken şimdiyse onu idama göndermek istiyor.
Kalsın. Ben ekibi bir arada tutmak isterken.
Isterken sorununuz yoktu ama. Annemle evlilik dışı hayat yaşamak.
Herkes ölmeni isterken ben senin yaşamanı sağladım!
Ben ekibi bir arada tutmak isterken… Kalsın.
Isterken sorununuz yoktu ama. Annemle evlilik dışı hayat yaşamak.
Yaşındayken ve günde 12 kez seks yapmak isterken!
Kalsın. Ben ekibi bir arada tutmak isterken.
Çünkü ben Gombeye gitmek isterken o gidemiyordu.
Biz ayrılarak Sırbistanla birleşmek isterken, Federasyondaki halk bağımsız bir BH istedi.
Gösteriş yapmak isterken, neredeyse hepimizi öldürüyordun.
Batıdan koruma isterken Çeçenistanda ne yapacağız?
Martini isterken başka bir sinyal var mı?
Karımı bırakmamı isterken görmek ister misiniz?
Ortağının güvende olmasını isterken… Destek ekibi bekle.