Examples of using Jamesten in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Jamesten altı cevapsız çağrı aldım.
Birdenbire Jamesten bir çağrı aldım.
Tıp lisansımı kaybedince hapları Jamesten almaya başladım.
Gördüğüm üzere ofisi Jamesten almışsın.
Ne yazık ki bunu Jamesten ödünç aldım.
Fralingerin ilk büyük rekabeti şeker üreticisi Enoch Jamesten geldi; tarifi rafine koydu,
Jimbo, Aubrey Jamesten ne istediği merak ettiğini biliyorum. Burada kal.
Gördüğüm üzere ofisi Jamesten almışsın. Hatta vatan hainliğinden sorumlu bile tutulabilirsin.
Efendim, en son duyduğumuzda Jamesten 15km uzaktaydı. Diğer gemilere daha yakın.
Adli tabibin de yardımıyla… Mara Jamesten alınan fetal DNAyı… genetik test hizmetlerindeki veri tabanı ile karşılaştırdım.
şimdi de ta New Yorkta Jamesten duydu!
bizi laboratuvarına aldı ve mezunları Adam ve Jamesten bize yardım etmelerini istedi.
Bayley ve Mickie Jamesten oluşan takımın Absolution( Paige,
Nate ve Jameste kök çürütücüsü vardı.
Benim Jamesim değil!
Ben Kral Jamesim, Aslan Kralım.
Ben Rick Jamesim yavrular!
Jamesti, değil mi?
Artık Jameste olmalı diye düşündüm.
Jamesti, değil mi?