Examples of using Jase in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Artık bitti, Jase. Maddox!
Jase, Lacey ve Beccayla?
Jase ve Julieye.
Çocuğu getir, Jase.
Hey Joey, sen ve annen Jase hakkında ne duydunuz?
Hey millet. Bu, Jase. Tamamiyle benimdir.
Maddox! Artık bitti, Jase.
Jason küçükken kendine Ben Jase'' diyormuş, Meeja'' diye anlaşılıyormuş.
Jason küçükken kendine Ben Jase'' diyormuş, Meeja'' diye anlaşılıyormuş.
Jasen annesi olduğummu biliyor.
Hey, Jasede burada mı?
Ragtime ile David A. Jasen ve Trebor Jay Tichenor.
Treska Nehri ve Jasen Avlanma Bölgesinin bulunduğu,
Jase olmalı.
Jase olmalı.
Jase. Tanrım.
Jase zor bir çocuktu.
Babam böyle istemezdi Jase.
İyi geceler, Jase.
Jase çoktan ölmüş olabilir.