Examples of using Jasmin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Doğumlu bir kızı Jasmin, ve 2007 doğumlu oğlu James vardır.
Ve muhteşem bir kararlılıkla sonuna kadar savaştı. Jasmin sakatlık yaşadı
Tuzla belediye başkanı ve ödül serisinin kurucusu olan Jasmin İmamoviç, Tuzlayı bir yazın,
Savaşta anne ve babasını kaybeden Jasmin Yusuf Yaşareviç adlı bir genç,'' Nefret etmiyoruz ve intikam peşinde değiliz,'' diyerek şöyle devam ediyor:'' Sadece,
Hannelore Elsner- Hanna Flanders Vadim Glowna- Bruno Jasmin Tabatabai- Meret Lars Rudolph- Viktor Michael Gwisdek- Joachim Nina Petri- Grete Tonio Arango- Ronald 73. Akademi Ödüllerinde Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü başvuruları^'' Record 46 Countries in Race for Oscar.
Neden Aladdin, Jasminin onu toplum içinde aşağılamasına izin versin?
Prenses Jasmini eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?
John Madden Aladdindeki Jasminden önce gelir!
John Madden… Aladdindeki Jasminden önce gelir.
Jasmine ve Jabbarı gerçekten seviyorum.
Seninki Jasmine de olabilirdi.
Jasmine ve Jabbarın yanına taşınmaktan mı?
Bak Jasmine ne yazmış.- Evet.
Hayır. Jasmine. Düzgün biri.
Fakat Jasmine etrafta olmadığında herşeyi açıkça hissedemiyorum.
Jasminin evinde uyudun… Ginada, başka yerlerde.
Jasmine ve Randallın hikâyesi.
Bu Jasmine.
Hayır, Jasmine yok.
Rachelın eşyalarına bakıyorum, belki Jasmine Hall ya da Jennyyle ilgili bir ipucu bulurum.
