Examples of using Jaye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Jaye bu.
Jaye aldığım hediye.- Bu nedir?
Phoenixvilleden Jaye kulak verelim Boomer ve Cartonın hayranlarından biri.
Jaye de yalan söyledin.
Sandy ve ben Jaye göz kulak oluruz.
Bunu Jaye söyleseydim.
Bunları Jaye götür. Pekâlâ.
Bunları Jaye götür. Pekâlâ.
Bunu Jaye borçluyum.
Şerife ifade verip Jaye ne olduğunu öğrenmeye çalışacağım.
Son atışta, her şey Jaye bağlıydı.
Senden daha akıllıyım ve Jaye bilmecesini çözemiyorum.
Prens Ben açılıyor, Jaye geri pas veriyor.
Pekâlâ. Bunları Jaye götür.
Jaye, tüm hayatım boyunca bu korkunç ke-ke-kekemeliğim vardı çünkü hiçbir şeye ba-başlayamıyordum.
Camle Jaye o kadar büyük konuştuk ki dışarı çıkmazsak sürekli dalga geçerler bizimle.
Flint, Jaye. destek gerekirse… Roadblockun liderlik ettiği yer ekibine siz destek olacaksınız.
Tek yapman gereken Jaye, ona tuzak kurduğunu ve eğer sana şifreyi verirse her şeyi itiraf edeceğini söylemek.
Sanırım çok fakirdi ve'' genç chérie, Bayan Jaye'' gibi yaşıyordu.
Yapman gereken Jaye ne söylediysen onlara da aynısını söylemen sonrada olayın dışında olacaksın, tamam mı?