Examples of using Jena in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
IKS Jena, 19 Ocak 2006da bir tanesini uygulamaya koydu,
Lieben ödülü( 1919) Abbe Muhtırası Carl Zeiss Enstitüsü Abbe Madalyası, Jena( 1932) Nobel Fizik Ödülü( 1936)
Filmde Johanna Mason rolüyle Jena Malone, Plutarch Heavensbee rolüyle Philip Seymour Hoffman,
FC Carl Zeiss Jena, ve Magdeburg takımlarının da yıldız için istekte bulunması ile alevlendi.
Yy sonunda, fizikçi Ernst Abbe, Jena, Almanyada Carl Zeissin optik atölyesiyle işbirliği içerisinde, optimize edilmiş optik mikroskopların tasarım hesaplarının yapılmasını sağlayan denklemler geliştirdi.
Jena ve Auerstedt( eski adı: Auerstädt) Muharebeleri, 14 Ekim 1806da Saale nehri platosunda,
Ingrid Lange, kızlık soyadı ile Brestrich, önceki evlilik döneminde Auerswald( d. 2 Eylül 1957, Jena, Doğu Almanya), eski Alman atlet.
Jenayı bulmak zorundayız.
Hassan Jenaydı işte!
Jenayı severdim ben, onu asla incitmezdim.
Jenanın kapalı yer korkusu vardı?
Sevgili başbakanımız, Hassan Jenanın adını verdim.
Den itibaren Berlin, Münih ve Jenada tıp ile felsefe öğrenimleri gördü.
Bay Jenanın yarınki ziyaretine hazırlanıyorlarmış.
Jenanın vakfını tek başına kurtarır.
Jenaya niçin bu kadar taktın?
Şu ana kadar evine dönmeyen Jenanın teyzesi dava açtı.
Nejim, onu Jenayı taklit etmesi için aldı ama işinin bir kısmının öldürülmek olduğunu söylemeyi unuttu.
Nejim, onu Jenayı taklit etmesi için aldı… ama isinin bir kısmının öldürülmek olduğunu söylemeyi unuttu.
Kendisi ile bir ilişki kurdu ve Jenanın neo-Nazi dünyasına ulusal