Examples of using Jessle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Jessle Brooklynde yaptığımız bisiklet turundan esinlendim.
Yani gerçekten Jessle konuş. Çünkü Jess farklı bir şey söyleyebilir.
Bizi sevdiğini söylüyorsun ama sadece Jessle olmak istiyorsun.
Tatlım, seni Jessle görmeye alışacaklar.
Biliyor musun bugün Jessle konuştum.
Önce Christyye Jessle yattığımı söyledim, onun gerçeği fark etmesinin an meselesi olduğunu biliyordum
Jessle sana Asakuneye gidip suşi almanızı söylemiştim ama sanırım bu kendisine harakiri yapmış.
Ben Jessle yatmamış olsaydım o çocuk makyaj yapıp Fangtasiaya gitmezdi ya da nefret gruplarına falan katılmazdı.
Jess Deanle arkadaş olduğumu biliyor Dean Jessle çıktığımı biliyor ve ikisinin de bununla bir sorunu yok görünüyor.
Bir de, Jessle konuş… duyuruya birkaç tane madde eklemek isteyebilirim.
Yani sadece seninle takılmak istiyorum… sürekli Jessle, Kevinla, Breeyle
Jessle iletişimde olmadığı konusunda bana yalan söyledi. Demek ki diğer her konuda da yalan söylüyor.
Ve bu okulu daha da boka batırırsın Karar sana kalmış, Jessle tam Zachin arkasındaydık,
boka batırırsın Karar sana kalmış, Jessle tam Zachin arkasındaydık, şöyle dedim,
Jessi görmek için ameliyat bitene kadar beklemek zorundalar.
Jessten sonra senin için endişeleniyordum.
Hemen yukarı çıkıp Jessten bir CD alacağım.
Tomu Jessten almak istediğini söyledi mi?
Jessten başka arkadaşım yok. Galiba yedinci sınıftan beri.
Avery, Jessten kopya çekmeye çalışıyordu.