Examples of using Johnson in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yine Johnson, adamım.
Matt Johnson, cuma günü öğle yemeği için randevü istiyor.
Johnson ve Costellonun kredi kartı hareketlerine bakıyordum.
Yılında DePuy Johnson& Johnson tarafından satın alınmıştır.
Johnson olduğunu unutma.
Ajan Johnson, Ajan Heintz geri çekilin.
Johnson provadan birkaç gün sonra kadroya dahil edildi.
Nakit parayla Johnson tarafından alınmış.
Ben Johnson. Biraz konuşmamızın sakıncası var mı?
Johnson ve benim bu tekneyi sarf malzemeleriyle yükleyebilmemiz zaman alacak.
Adı Johnson, bir Amerikalı.
Ben Johnson. Biraz konuşabilir miyiz?
Johnson bildiriyor, efendim.
Johnson bunu yönlendirirken, savaş kaybedilir.
Yoksa Johnson ile başım belaya girer.
Bir dakika. Johnson bildiriyor, efendim.
Randevu Johnson adına alınınca… Affedin beni.
Senin adın Johnson, değil mi?
Johnson ölmüş. Costello Queensteki bir hastaneye naklediliyormuş.
Johnson bana karşı hep cömert olmuştur.