Examples of using Johnsonlar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Üzgünüm, Bayan Johnson. Benim oyunum, benim saham, benim kurallarım.
Ben randevunun Johnson ile olduğunu sanıyordum.
Metropolitandan Dr. Johnson cerrahi konferans esnasında bayılmış.
Becky Johnsonda sanırım.
Johnsonların evini nasıl aldım zannediyorsun?
Johnson, Tanrı aşkına!
Görev Kontrol, NASA Johnson Uzay Merkezi- Houston,
Johnsonların evine kim taşındı?
Demin hastanedeki memur johnsondan bir mesaj aldım.
Eminim ki, şef Johnsonda size şimdi bir kaç soru soracaktır.
Amir Yardımcısı Johnson. Los Angeles Emniyeti.
Paul ve Gary Johnsonda bu işle başa çıkabilecek en uygun kişiler olarak karşımızdalar.
Bay Johnson, yemek zamanı.
Masters ve Johnsonda da iddia ettiler bunu.
Lewisi, karısı ve Johnsondan geçtim. Ne başlattı?
Bumpy Johnsonda bize saldıracak taşşak varsa, Biz ona iki katı saldırırız.
Eğer seni Johnsonun Zambranoyu öldürdüğüne ikna edebilirsem, Bonanno ile bir zirve ayarlayacaksın.
Hayır. Eğer Todd Johnsonu öldürdüysen… benimsin demektir.
Eğer Todd Johnsonu öldürdüysen… benimsin demektir.- Hayır.
Eğer Todd Johnsonu öldürdüysen… benimsin demektir.- Hayır.