Examples of using Johnsonu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bumpy Johnsonda bize saldıracak taşşak varsa, Biz ona iki katı saldırırız.
Eğer seni Johnsonun Zambranoyu öldürdüğüne ikna edebilirsem, Bonanno ile bir zirve ayarlayacaksın.
Johnsonda ayarsız bir enerji.
Harry Johnsonda öyle yapardı.
Tabii. Johnsonların evine Koreden gelen bir mektup teslim ettin mi hiç?
Sen söyledin. God Johnsondan ifade almanın zor olduğunu- Hayır!
Johnsonların evindeki hadiseleri yayınladınız mı? Affedersiniz beyefendi?
Son House, Robert Johnsondan büyüktü ve bilinen bir müzisyendi.
Bir ilişkisi babası Robert Johnsonla Babam, Claudeun yoktu.
Johnsonların evindeki hadiseleri yayınladınız mı? Affedersiniz beyefendi.
Kral ve Ördek Johnsondan beri bunu yapan olmamıştı.
Johnsonların evini falan yenilemedik ki.
Hâlâ Johnsonların evini yenilemeni hatırlamıyorum.
Merhaba, Ben Johnsonların evi.
Liz, kamera 4e Johnsonda kalmasını söyle.
Kamera 2, Bibbyde kal… Johnsonda.
Belediye başkanı olduğuktan sonra Bay Johnsonda oldukça çılgın fikirler oluştu.
Hayır, Amir Johnsonda gidiyordu.
Başkan yardımcısı senatör lyndon johnsondu.
karısı ve Johnsondan geçtim.