Examples of using Johnun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tom, Johnun onun yapmasını istediğini şeyi Maryye anlattı.
Mary, Toma Johnun onun yapmasını istediği şeyi anlattı.
Johnun hikâyesinin doğruluğunu bize kanıtlaması, kesinlikle mümkün değil.
Eğer Johnun durumu buysa, bunun ismi'' Grave bozukluğu.
Johnun nesi varsa, kesinlikle bu değil.
Aslına bakarsan Johnun kampanyasında aksaklıklar çıktı.
Johnun seçim verilerine bakmam gerekiyordu.
Telles, Johnun bütün hayatı.
Tom ve Mary, Johnun üç sıra arkasına birlikte oturdular.
Tom annesine geceyi Johnun evinde geçirebilip geçiremiyeceğini sordu.
Johnun doğumundan birkaç gün sonra annesi ölmüş.
Tom, Meryemi Johnun arabasına binerken gördüğünü söyledi.
Tom Maryden Johnun telefon numarasını istedi.
Bunu Johnun üstünde oturuyorken hayal et bir de.
Johnun kaçışı planımın detaylarını size e-posta olarak gönderdim.
Bu Johnun fikriydi.
Eğer Johnun oğluysan seni nasıl oldu da hiç duymadık?
Tom, Johnun eski oda arkadaşı.
Johnun olmadığına emin misin?
Johnun arabasındaki LoJack sistemini izliyoruz şu anda konuşurken.