Examples of using Jones in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Adını Jones kardeşlerin bordrosunda görene kadar biz de.
Ciddiyim, Jones, bencilce konuşmuyorum,
Artık şu Jones denen çocuğun evine de gitmek yok.
Bugün nerede olduğumu yada Jones hakkındaki şeyleri söylersem çok kızacak.
Jones ve Hagen farklı farklı engellerle uğraşırken.
Herkes sanki bir Williams, Jones veya bir Evans gibi görünürdü.
Ben olmasam Jones falan da olmazdı.
Jones ve ben çıkıyorduk.
Jones ikinci yarıda duraksarken, Cruickshank iki önemli atış yaptı.
O ayrıca Jones, Norco davasında da yedi numaralı davacı.
Jones ve Fairviewun köşesindeki Clearview Ortaokulundaki bir çocuğu kaçırmaya teşebbüs etmişler.
Jones kadınları var oldukları sürece çöküşleri erkeklerden olmuştur.
Yerini almış olmalı. Jones öldürüldüyse, onu öldüren.
Norm Jones şehrin savunma sorumlusu olacak.
Jones için ağlama sakın.
Ne istiyorsun? Jones aleyhine şikâyetim hazır?
Ne istiyorsun? Jones aleyhine şikâyetim hazır.
Jones ile ilişkiye geçir onu, olur mu?
Jones ile her şey yolunda mı?
Jones ve Hagen yüzünden. Neden mi?