Examples of using Jules in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sen Jules olmalısın, bu da seni Vincent yapar.
Jules Verne romanlarından çıkmış gibi duruyor.
Jules? la bir saniye görüşebilir miyim?
Jules uçuş güvertesinden sizi arıyor.
Ayrıca, Jules ve benimki o.
Öğrencileri arasında Jules Dalou, Jean-Louis Forain
Tam da Jules benim eski pantolonumu yakac.
Jules için bebek korumaları.
Jules mesaj gönderdi.
Hey, Jules ile yattım.
Jules hakkında konuşmak mı istiyorsun? Gel konuşalım.
Sadece Jules ile konuşuyordum, yakalandım.
Jules Dao diye biri sizi görmek istiyor.
Jules ile buluşacağım.
Sen Jules Vernenin büyük büyük torunusun.
Yarın, Jules Rimet Kupası için oynayacaksınız.
Ve hepsinin Jules Verne deneyimleri de yok.
Jules ve Keithe.
Gençken Jules Verneden etkilenince öyle olurum diye umuyordum.
Sen de mi Jules Verne seversin?