Examples of using Julieyle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dün gece Julieyle yemek yiyorduk.
Julieyle konuştum.
Hem zaten, Julieyle farklı. Doğru.
Sandy Cohen Julieyle evlenmiş.
Julieyle oynamama izin veriyor.
Adı Danny. Geçen gece onu, Julieyle sinemadan çıkarken gördüm.
Hem zaten, Julieyle farklı.
Benim yanımda iyi, Julieyle harika geçiniyor.
Kiz arkadasken. Hem de Julieyle ben.
Olimpos Dağında Julieyle yarışacağım.
Doğru. Hem zaten, Julieyle farklı.
Vivian Ryetowndaki müşteri Julieyle anlaşmam için bu hafta beni bu hafta üçüncü kez gönderdi.
Julieyle balayımızda Parise gittiğimizi biliyorsun. Bir öneriye ihtiyacın olursa sorman yeter.
sık sık Julieyle oyun oynadığını… veya en azından onunla birlikte olmayı istediğini biliyordum.
sık sık Julieyle oyun oynadığını… veya en azından onunla birlikte olmayı istediğini biliyordum.
küçük tatlı Julieyle çocuklarımızın ve hayatımızın.
küçük tatlı Julieyle çocuklarımızın ve hayatımızın!
Onu benim tanıdığım şekilde tanımıyorsun ve Julieyle ilgilenmesinin tek nedeni bana işkence etmek istemesi.
O olduğunu düşündüğümüz biri. Julieyle yaşayan, aynı yaşta bir adam var.
Carlosun ön iki dişi eksik hâliyle şarkı söylemeye çalışması… Julieyle birlikte çaldığınız öyle çok anımız var ki… Taşınmak mı?