Examples of using Julius in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Julius Bechlynin yakın arkadaşısınız.
Julius Bechlyye toplu dava açtığında geri adım atamazsın.
Bazen Julius hariç herkese sinirleniyorum.
Bu Julius. Sana borcu mu var?
Julius Streicherin Der Stürmer gazetesinde.
Roma üstüne… Julius llnin papalığında.
Julius ve Ethel Rosenbergde beni cezbeden şey ne biliyor musun?
Julius için sen hariç kimse önemli değil.
Julius ile birlikte.
Julius ile ders sürmek.
Julius kim? Buraya girmeye çalışan mı?
Julius, bana karşı koymaya bu kadar hevesliyken kolayca bir müttefik bulursun.
Merhaba, ben Julius Coles, Davidin avukatıyım.
Merhaba, ben Julius Coles, Davidin avukatıyım.
Bize Julius Sezar, Napolyon lazım.
Bize Julius Sezar, Napolyon lazım.
Calvin, Julius Caesar odasında beni izleyin lütfen.
Leo diyebilirsiniz. Calvin şu anda Julius Caesar odasında, beni takip edin.
Sen Julius olmalısın.
Ben Julius. Gemiye hoş geldin, Julius. .