Examples of using Kabak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bir inek ile kabak arasındaki farkı biliyor musunuz?
Kabak oymacılığı yapıp yapmadığınızı merak ediyordum. Normal mi?
Kabak… Polis… Bunlar da neyin nesi?
Ama kabak dilimleri daha ince olmalı! Ben arayamam!
Ranch Evet, kabak teknik olarak bir kabak. Kabak.
Kabak gibi yerde bitmiş ve Washingtonla birlikte Forge Vadisine yürümüşler.
Bekle, bu kabak çorbası mı?
Demin dört kabak lastiğe ve bir çekiciye 500 dolar verdim de!
Bu kabak feneri ölmüş.
Kabak haşlayan birisinden şüpheleniyorum.
Kabak ve fesleğen.- Ah.
Benle meşguldü. Kızarmış kabak, biber, turşu.
Kabak, kızılcık, yer elması ve.
Kabak turşusu ekşimişti.
Domates, kabak, patlıcan, soğan.
Kabak kafalının kılları başka yerde!
Hayır, kabak fenerleri dışarıda olur.
Kabak ve fesleğen.- Ah.
Adamın birinin kurt, kabak, ve keçi ile nehri aşması gerekiyormuş.
Patlıcan, kabak ve domates var.
