Examples of using Kabare in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kabare grubuyla Avrupa ya turneye gitti. Lisa?
Tarzlar, kabare işi… Neden destek olmuyorsun ki?
Kabare grubuyla Avrupa ya turneye gitti. Lisa?
Lisa? Kabare grubuyla Avrupa ya turneye gitti.
Grand Jeu kabare miydi?
Bu kabare. Bu rock and roll.
Kabare ruhsatı olmadığı hâlde gösteri yapmak.
Lütfen o kabare şarkıcısı olmasın.
Kabare müzikalinin başında çıkarken sorun etmemiştin.
Evet, geçen gece Kabare kulüpte idiniz.
Werner Finck, Alman yazar, oyuncu ve kabare sanatçısı ö.
Beyler, bayanlar, Kafe Renéde kabare zamanı.
Herkes bundan etkilenir. En seçkin kabare seyircisi bile.
Taksim özeldir. Bu yasadışı bir taksi, kabare değil!
Şarkı, dans, kabare yaparsınız.
Ve şimdi karşınızda Kabare kızları.
Tarzlar, kabare işi.
Kütük, korkarım kesmemiz gerek çünkü aramızda yeni ormanda kabare yapan biri var alkışlarınızla Amerikadan bir Chippendale yazı masası.
Bitsy Von Muffling geçenlerde kabare şarkıcısı Bobby Finela evlendi herkesin Bitsy olarak tanıdığı en eşcinsel erkekle.
Bu şarkı kabare hayatı tarafından temsil edilen, iğrençlik ve çöküntüden arınmış saf ve düzgün bir gelecek hayalini anlatıyor.