Examples of using Kabilin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kabilin düşüşü, harita üzerinde Taliban mevzilerinin çöküşünün başlangıcını gösteriyordu.
Kabilin nerede olacağını biliyoruz.
Kabilin bir ölüm listesi var
Kabilin neyin peşinde olduğunu biliyoruz.
Sen Kabilin listesinde değildin.
Bunlar Kabilin Tanrı huzurunda söylediği sözler.
Sence, Habil Kabilin katil olduğuna inanmak ister miydi?
Ama Kabilin İzini taşımıyorum artık.
Kabilin doğusunda bir köy, Gandamak diyorlar. Kabil mi?
Bu Kabilin İşareti, dostum.
Sanki KAbilin milletvekili.
Kabilin sizin kararınıza ihtiyacı var.
Kabilin istasyon şefi o zaman sendin.
Bu kalıntı artık Kabilin soyundan gelenlere aittir.
Bu yadigar artık Kabilin soyundan gelenlere ait.
Kabilin üzerindeki bir casus uydudan çalıntı veriler. Kolay.
Kabilin İzini de Jonathanın dirilişinden uzak tutar.
Kabilin kolunda bunun dövmesi vardı.
Kabilin gerçek adı Raimonde Lefleur.
Kabilin burada 50 kadar ismi ve iki yıl öncesine
