Examples of using Kafeine in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Biraz daha kafeinle, saçlarım kendi kendine düzleşiyor.
Kafeini de azaltmayı düşünebilirsin sigarayı da öyle, dostum.
Buradan sarı, kafeinli kola çıkmaz tatlı şey.
Egzersiz yap, kafeini kes sonu'' zepam'' ile biten tüm ilaçları al.
Çok fazla kafeinden olsa gerek diye düşünüyorum.
Tüm kafeini kendine saklamadığını görmek güzel.
Kaptan, kafeinini bitirdin mi?'' dedi. Kaptan da şöyle cevapladı.
Kafeinin Vulkanlar üzerinde küçük bir etkisi vardır.
Artık kafeinli şeyler içmiyorum.
Öğleden sonra kafeinli hiçbir şey içmem.
Aşırı kafeinden olduğunu biliyorsun Maura.
Onu kafeinden uzak tutmak istedim zehirlemek değil.
Kafeini bıraktım, bu yüzden saat 5:30da yatıyorum.
Ben kafeinden vazgeçtim Ben ilk hamile iken.
Kafeinin yan etkileri ve Ren Mar Okul İdaresi arasında.
Aspirin ve kafeinle idare ediyorum.
Geon kafeinin beni asabi yaptığını söyledi.
Kafeinli şeyleri seviyorum Kate.
Kafeinli, değil mi?
Kafeinden, uyku eksikliğinden.
