Examples of using Kafile in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
sonra bir tellal: Ey kafile!
Kurbanın kolunda bulduğumuz iğneyle aynı kafile numarası olan iğneler bulabiliriz.
Sonra bir ünleyici şöyle haykırdı:'' Ey kafile, siz herhalde hırsızlık ettiniz!
sonra bir münadi( şöyle) seslendi:'' Ey kafile, sizler gerçekten hırsızsınız.
seslendi:'' Ey kafile, sizler gerçekten hırsızsınız!
sonra da ey kafile, siz hırsızsınız diye bir münadiye nida ettirdi!
sonra bir münadi( şöyle) seslendi:'' Ey kafile, sizler gerçekten hırsızsınız.
kardeşinin yükünün içine koydurdu, sonra da ey kafile, siz hırsızsınız diye bir münadiye nida ettirdi.
kardeşinin yükünün içine koydurdu, sonra da ey kafile, siz hırsızsınız diye bir münadiye nida ettirdi.
seslendi:'' Ey kafile, sizler gerçekten hırsızsınız.
Sonra bir ünleyici şöyle haykırdı:'' Ey kafile, siz herhalde hırsızlık ettiniz!
sonra bir münadi( şöyle) seslendi:'' Ey kafile, sizler gerçekten hırsızsınız.
kardeşinin yükünün içine koydurdu, sonra da ey kafile, siz hırsızsınız diye bir münadiye nida ettirdi.
Erzak yüklerini kendilerine hazırlayınca da, su kabını kardeşinin yükü içine bıraktı, sonra bir münadi( şöyle) seslendi:'' Ey kafile, sizler gerçekten hırsızsınız.
Onların yüklerini hazırlayınca şerbet içtiği bardağı kardeşinin yükünün içine koydurdu, sonra da ey kafile, siz hırsızsınız diye bir münadiye nida ettirdi.
Ne kafilesi?
O ısrar etmişti ama onu kafileyle kalmaya mecbur ettim.
O ısrar etmişti ama onu kafileyle kalmaya mecbur ettim.
Hayatta kalanlar kuzeye yönelirler… ve bir yırtıcı hayvan kafilesi onları takip eder.