Examples of using Kagan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İki tılsımla birlikte… Kagana karşı bir şansım olabilir.
Kaganın özgürlüğümüzü elimizden almasına izin vermeyeceğim.
Sadece üç yıl önce Marissa Kaganı onun öldürmediği hala ihtimal dahilinde.
Neredeyse Kaganı…-… öldürdüğümüz geceyi hatırlıyor musun?
Kaganın bizi Five Spota götürdüğü geceyi hatırlıyor musun?
Kaganı hallettiğimiz geceyi düşündüğümde ben de bu tür hislere kapıIıyorum.
David Kaganı hatırlıyor musun?
David Kaganla görüşebilir miyim diye soracaktım.
Bay Kaganın kesinlikle bunu aldığından emin olun, olur mu?
Teğmen Kaganın bana ihtiyacı var.
Ama… Eski bir ganimet var Kaganın da aradığı bir göz.
Ben de sizin istediğinizi istiyorum. Kaganı alaşağı etmek.
Phoebenin özçekimine inanılırsa Louis Bowman Marissa Kaganı öldürmüş olamaz.
Özgürlük Heykelinin tepesinde Tom Hanks ve Elena Kaganla da buluşuyor musunuz?
Kaganın nerede olduğunu bulmanı.
Kaganın adamlarıyla buluştun.
O tılsımı Kagandan uzak tutarak, bütün dünyaya iyilik yapmış olacaksın.
Kızı Kagana götürüyorlar.
Kagana çöktüğümüz geceyi hatırlıyor musun?
Sen Kagana dikkat et yeter.