KAMARA in English translation

cabin
kabin
kulübeyi
kulübe
kamarası
evi
odasında
stateroom
kamarası
odam
özel kamara
bir kamara
quarters
çeyrek
dörtte
bölgesi
bozukluk
cabins
kabin
kulübeyi
kulübe
kamarası
evi
odasında

Examples of using Kamara in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Dick! Tommy! Kamara ve dümen odası boş!
Dick! Cabin and steering house are empty. Tommy!
Choy! Size kamara veremediğimiz için, özür dilerim.
My apologies for not being able to offer you a cabin. Choy.
Dick! Tommy! Kamara ve dümen odası boş!
Cabin and steering house are empty. Dick! Tommy!
Evlat, Bay Sebastiánın silahı var mı? Kamara burada.
Kid, do you know if Sebastian has a gun? The cabin is here.
Kamara içeriden kilitliyken,
As the cabin was locked from inside,
Size kamara veremediğimiz için, özür dilerim.
My apologies for not being able to offer you a cabin.
Ama şimdi, kamara kapısından dışarıya bakınıyor.
But right now, she's keeping watch outside of the cabin door.
İki kamara?
Two berths?
Kamara küçük mü?
Is the cabin small?
Kamara sallanmaya başladı.
The cabin rocked and swayed.
Bu kamara, bu gemi.
This room, this ship.
Kamara Humması olduk.
We have got cabin fever.
Kamara Humması oldum Sanırım idrakımı yitirdim.
I got cabin fever.
Kamara küçük mü?
Now… is the cabin small?
Eğer kalıyorsanız size kamara bulsam iyi olacak.
I better find you some quarters.
Size kamara bulsam iyi olacak.
I better find you some quarters.
Eğer kalıyorsanız size kamara bulsam iyi olacak.
If you're staying, I better find you some quarters.
Kamara ve banyo her sabah temizlenecektir.
The cabin and bathroom will be cleaned every morning.
Size kamara veremediğim için özür dilerim.
My apologies for not being able to offer you a cabin.
Şaklabanın biri bu taşı kamara camından atmış efendim.
Seems some joker heaved this rock through the cabin window, sir.
Results: 100, Time: 0.0282

Top dictionary queries

Turkish - English