Examples of using Kano in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu kadar yeter! Bu, Kano Sanat Okuluna hakaret!
Ben… Hiç kimseyi kano kiralamasına yollamadım.
Yürüyüş, kano sporu, uçuş, paraşütçülük ve jimnastikle ilgilenmektedir.
Kano yapmak için ağaç kalmamıştı.
Aslında, hiç bir zaman kano kiralamayı düşünmedim.
Gelemem. Kano savaşı var.
Atalarım kaz yumurtası avı için kano yapıyorlar.
Yürüyerek ya da kano ile.
Çalışanlarını paraşütle atlama, kano… ya da alp disiplini kayağa götürüyormuş.
Evet aynen, kano.
Işıldıyordu resmen. Şeffaf kano gibiydi.
Ben izciyken kano gezisinde kazayla Ryan Konunkini görmüştüm.
İyi ki şeftali ve kano stoku yapmışım.
Işıldıyordu resmen. Şeffaf kano gibiydi.
Selam. Çocuklara kano öğretiyor ve çok kati fikirleri var.
Şefe mızrak, et ve kano vermesini söyle.
Dün Martinin kano dükkânındaymış.
Selam. Çocuklara kano öğretiyor ve çok kati fikirleri var.
Varız Monty. İyi ki şeftali ve kano stoku yapmışım.
Yürüyerek ya da kano ile.