Examples of using Kasapla in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Annem onu markette görmüş. Kirli elbiseler ve saçında tokalarla kasapla tartışıyormuş.
Marcy, herkes biftek yemek ister ama kimse kasapla çıkmak istemez.- Marcy.
Onu Kasapa götürün!
Kulağa garip gelse de kasaba çikolatanın nerede olduğunu sormayı düşünmedim.
Liman Koyu Kasabının hâlâ hayatta
Liman Koyu Kasabının Dexter olduğunu mu düşünüyorsun?
Herkes Kasapın burada bir kulübe tuttuğunu bilir.
O Kasapın ve pislik şehrinin kim olduğumu asla unutmamasını sağlayacağım.
Eğer Kasapı taklit ediyorsa yeni başlıyor olabilir.
Kasapı asla yakalayamadım, ama sesini yakaladım.
Kasapın kadınları nasıl kaçırdığını da açıklar.
Senin saç kasabının bana yaptıkları yüzünden bunu takıyorum.
Kasapa sizin gideceğinizi söyledim
Kasapa bunu söyle.
Kasapın bir oğlu vardı.
Kasapı ve onun ruhlarını sonsuza dek yok etmek için bir büyü biliyorum.
Ama Liman Koyu Kasabının kan lamları halka açıklanmamıştı hiç.
Kasapı istiyorum.
Kasapı buldum.
Sen Kasapı arıyorsun, doğru mu bu?