Examples of using Kastederek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
BMW yönetim kurulu başkanı, BMWnin merkezi( dizel araçların yasaklanmasının veya sınırlanmasının düşünüldüğü) Münih de dahil, Avrupa şehirlerini kastederek, firmanın'' sürüş sınırlamalarından daha fazla akıllı seçeneklerin olduğuna'' inandığını söyledi.
ABD, Rusya, Yunanistan, Türkiye, İngiltere ve AByi kastederek'' Herkesle konuşuyoruz,'' diyen Gambarri şöyle devam etti:'' Bizim boş bir havuza atlamak uğruna arabuluculuk çabaları sergilediğimizi görmek istemiyorum.
Üst düzey bir Türk yetkili 7 Aralık Perşembe günü AFPye verdiği demeçte, Ankaranın AB ile arasındaki gümrük birliğini Kıbrıs da dahil olmak üzere bütün üyeleri kapsayacak şekilde genişletmeyi kabul ettiği 2005 yılındaki protokolü kastederek,'' Gümrük birliği çerçevesindeki sorumluluklarımızın bir parçası olarak, bir liman ve bir havaalanını açmaya hazırız.
Sırbistan Demokrat Partisi sözcüsü Petar Petkoviç SETimesa verdiği demeçte, 2012 seçimlerini kastederek,'' Seçimlerin yaklaşması, hükümetin Telekomu bedavaya satmak istemesinin ardındaki başlıca nedendir. Bu şekilde bütçe açıklarını kapatmak ve gelen parayı iktidar partilerinin seçim kampanyalarında kullanmak istemektedir.
Masasından bir kağıdı aldı ve Savunma Bakanlığı'' nı kastederek bu kağıdı az önce üst kattan aldığını,
Basmakalıp şeyler kastettiğimi düşünmediniz, değil mi?
Yine de neyi kastettiğimi biliyordun, değil mi?
Bunu kastettiğimi düşünmedin, değil mi?
Bunu söylerken neyi kastettiğimi anlamış mıydın?
O kartı yazarken neyi kastettiğimi bilmek ister misin?
Kendimi kastediyorum.- Büyük silah benim.
Uşağımı kastediyorsunuz, zavallı adam.
Çiçekleri kastediyorum! Ama hala kahvenizi almadınız mı?
Tam olarak ne kastettiğini söyle. Sadede gel Pasteur.
Roy McCulloughu mu kastediyorsunuz? Kendi Çatımıza derken?
Ne kastettin bilmiyorum ama karım arkadaşlarıyla karaoke yapmaya çıktı mesela.
Hayır.- Hayır, kastettiğim sadece limonataydı.- Doğru.
Kimi kastettiğimi biliyorsun neden damarıma basıyorsun?
Kastettiğim bu değildi. Mesajı aldım.
Ne kastettiğini bildiğimi Hmm. söylediğim için üzgünüm.