KATARA in English translation

katara
kataranın
qatar
katar

Examples of using Katara in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Katara olan sevkiyat pahalı diyor.
That shipment to Qatar will be very expensive.
Katara ve Sokkanın annesi.
She is named after Sokka and Katara's mother.
Adım Katara ve Güney Su Kabilesinden geriye kalan son Subükücüyüm.
My name is Katara, and I'm the only Waterbender left in the Southern Water Tribe.
Hepsi Katara kaçıp jakuzili lüks otellerde kaldı.
They all fled to Qatar, to five-star hotels with hot tubs.
Katara, ona yer aç!
Katara, give him room!
Pekâlâ. Bu da Katara, benim uçan kız kardeşim.
And this is Katara, my flying sister. Right.
Pekâlâ. Bu da Katara, benim uçan kız kardeşim.
Right. And this is Katara, my flying sister.
Katara temizlenirken hadi gidip biraz eğlenelim.
WHILE KATARA CLEANS UP, LET'S GO HAVE SOME FUN.
Katara temizlenirken, Biz de biraz eğlenelim.
WHILE KATARA CLEANS UP, LET'S GO HAVE SOME FUN.
Adım Katara. Kimsin sen?
Who are you? My name is Katara.
Katara geri dönmeden önce, yurt dışında sivil bir nikah töreniyle evlendik.
We married in a civil ceremony abroad, before traveling back to Qatar.
Katara! Bunu almanı istiyorum.
Kitara, I want you to have this.
Bu da Katara, benim uçan kız kardeşim.
And this is Katara, my flying sister.
Ama dördüncü etkeni size örnekle açıklama izin verin, Katara bakalım.
But let me illustrate that fourth factor by looking at Qatar.
Sanırım, plan B ise Topha, Katara adına posta yollamak.
I GUESS PLAN B IS, WE SEND A NOTE TO TOPH PRETENDING IT'S FROM KATARA.
Aang yüzyıllık bir uyku yaşantısından Katara ve Sokka tarafından kurtarılmıştır.
Aang is rescued from a century of suspended animation by Katara and Sokka.
Senin adın ne? Ben Katara.
I'm Katara! What's your name?
Merhaba! Ben Katara.
I'm Katara. Hello there!
Kimsin sen? Adım Katara.
Who are you? My name is Katara.
Katara bunların çoğunun aslında, kafamın içinde olduğunu düşünüyor, ben de çok fazla meditasyon yapıyorum, ama bazen de hiçbir zaman tam olarak iyileşemeyeceğimi düşünürek, kaygılanıyorum.
Katara thinks a lot of this is in my head,"so I have been meditating a lot,"but sometimes I worry I will never fully recover.
Results: 320, Time: 0.0246

Top dictionary queries

Turkish - English