Examples of using Keitel in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Keitelin kızın oturma odasında belirmesini mi istiyorsun?
Harvey Keitele bakın hele.
Keitelin kızın oturma odasında belirmesini mi istiyorsun?
Keitele bir telgraf yollayın. Bana derhal şunları rapor edin.
Keitele telgraf gönderin.
Hayır, ama Harvey Keiteli tanırım.
Fürstenbergde yeni Yüksek Komutanlığı Karargahında Mareşal Wilhelm Keiteli aradı.
Internette resimlerde falan,… ya da Harvey Keitelinkini?
Misal internette, bir resimde… ya da Harvey Keitelinkini falan?
Bana derhal şunları rapor edin: 1. Keitele bir telgraf yollayın.
Wenck harikadır. Keitele telgraf gönderin.
Wilhelm Keitelin teslim anlaşmasından dört gün sonra Flensburg hükümetinin geri kalanı ile birlikte tutuklandı.
Ben Piyano filmindeki Harvey Keitelmişim… Gretchen da alımlı dilsizmiş gibi davranıyorum.
Ben Piyano filmindeki Harvey Keitelmişim… Gretchen da alımlı dilsizmiş gibi davranıyorum.
Misal internette, bir resimde ya da Harvey Keitelinkini falan?
Yani bilirsin, internette resimlerde falan,… ya da Harvey Keitelinkini?
Keitelin Başkomutan olarak görevine devam etmesini destekleyen bir diğer faktör ise,
Keitel haklıydı.
Mareşal Keitel.
Mareşal Keitel.