Examples of using Kelli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Biri Kelliyi çıkarsın, lütfen?
Kellinin çığlık attığını duyabiliyorum ama nerede olduğunu.
Kelliyi kaçıran ve Devonı öldüren oymuş.
Kelliyi de uykusundan uyandırdı. Kızı da rahatsız etti.
Kellinin paraya ihtiyacı olacak.
Annesi seçim yapamıyor diye Kellinin ölmesine izin veremem.
Devon, Kelliyi izliyor.
O yüzden ya konuşuruz ya da Kelliyi kurtarırız.
Peki bu kelliği o planla nasıl açıklarsın?
Kelliğin sebebi de bu diye duydum.
Ayrıca büyük, kel, şişman oğlunuzu da tutukladık.
Kel olduğunu ve altına yaptığını da söyledin mi?
Bazı kel herifler kovalar seni.
Kelliği boş ver.
Kel kafalı.
Kelsi sana yardımcı olacak.
Kel: efendim, teşekkür ederim.
Bu şort senin kelliğini ön plana çıkarıyor.
Kel bankta oturuyordu.
Kelliği tedavi eder mi peki?