Examples of using Kereste in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Maindeki kereste anlaşmasını karşılamak için…-… kaynağa ihtiyacım vardı.
Senin için kereste anlaşması yapmamı istedin.
Kereste imalathanesinin orada!
Sanırım kereste imalathanesinin orada bir sorun çıktı.
Kereste fabrikasını çok güzel çekmişsin.
Kereste şirketinde çalışan bir muhasebecinin oğluyum.
Direk, kereste, çivi… hiçbir şeyimiz yok.
Argoda sopa yerine“ kereste” terimi de kullanılmaktadır.
Geçen sonbahar kereste fabrikasını protesto etmiş.
Bu kereste ve yorgunluk dolu bir hayattı.
Maindeki kereste anlaşmasını karşılamak için… kaynağa ihtiyacım vardı.
Kereste, San Franciscoda çok yüksekte satılıyor. Bob Miller.
Kereste için parayı bir şekilde bulurdum.
Kereste, San Franciscoda çok yüksekte satılıyor. Bob Miller.
Kereste onun, ama kriko benim.
Duvarları güçlendirmek için kereste lazım. Madison. Madison.
Duvarları güçlendirmek için kereste lazım. Madison. Madison.
Duvarları güçlendirmek için kereste lazım. Madison. Madison.
Kereste endüstrisini ele geçirdiler. Keresteyi doğuya, Çine gönderiyorlar.
Kereste toplamak için yerime geri dönmeliyim. hayır.