Examples of using Kidman in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Nicole Kidmanı düşün, onun dandik olmayanı.
Nicole Kidmanın biraz yaşlı olduğunu düşündüm. Bence güzeldi.
Nicole Kidmanı gördük.
Nicole Kidmanı yukarı gönderdik, belki yardımcı olabilir.
Tom Cruise, Nicole Kidmanla çayırlarda koşma hayali olduğunu belirtmişti.
Elimizde kanıt olmadığı sürece, Kidmanın masum olduğunu varsaymalıyız.
Bana bir sonraki sabah Kidmanı gösterebilir misin?
Hafta sonra kemerleri Rey Mysterio ve Billy Kidmana kaybettiler.
Daha sonra ikili Paul London ve Billy Kidmanı yenerek WWE Tag Team kemerini kazandılar.
Evet, ama savcı Barnesın Kidmana ifade vereceğini söylemişti.
Barnes uzun zamandır Kidmanın arkadaşıydı.
Yargıç Cohen, uluslararası futbol yıldızı Peter Kidmanın davasında bir varsayım üzerine, jüriyi uzak bir yerde kampa aldı.
Kurbanın terapisti ifade verdiğinde Charlene Kidmanın kocasından boşanmayı istemekten korktuğunu söyledi.
Charlene Kidmana ait iki sesli mesaj var. Kocasına mutlu şekilde, kötü günleri geride bıraktıklarını söylüyor.
Önemli olan, Peter Kidmanın karısını öldürdüğünü savcılığın ispatlama yükümlülüğü olması.
Yargıç, eğer daha hızlı ve fazla şekilde Kidmanı cinayet ile bağdaştıramazsa, yapılacak bir şey yok.
Nicole Kidmanın biraz yaşlı olduğunu düşündüm.-
Nicole Kidmanın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz-- çünkü o tamamen doğal gözükür.
Teröristler kullanmadan önce Clooney ve Kidmanın,… nükleer bir silahı bulması lazım.
Barnes onu bir bıçakla görmüş. Ve Kidmanın katil olduğunu söyleyeceğinden bahsedecekti.