Examples of using Kiel in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
doktorasını kazandı; ve başarılı bir şekilde Kiel Enstitüsü, Dünya Ekonomisi araştırma müdürlüğünde çalışmış bir kariyer adamıydı.
Danimarka, Kiel anlaşmasıyla Norveçi 1814 yılında İsveçe geri verdiğinde,
Daha sonraki yıllarda, Kiel Üniversitesi Alman ve Avrupa Özel Hukuku Kürsüsü( 1991)
erkek kardeşi Gerhard ile birlikte Kiel Üniversitesine geçiş yaptı
Karlsruhe, Kiel, Lübeck,
Kieli tanıyor muydu?
Dr. Kieli ben öldürdüm.
Lyze Kielin da kanatlarinin kisa oldugunu söylüyorlar.
Cevabın Dr. Kieli öldürmek olduğunu düşündüm.
Eh, Kielli Lyzeın da kanatları kısaymış.
Kielin kendini suçlu hissettiğini
THW Kiel Almanya Kielde kurulan bir hentbol kulübüdür.
Çünkü Kiele gidiyoruz.
Deutschland Wilhelmshaveda, Schleswig-Holstein ise Kielde kışla gemi olarak görev yaptılar.
Biz, Kielin 2020 yılı gangsterleriydik.
Her zaman Kielde yaşayan bir Faslı olacaksın.
Sonra Kielli Lyze… kötü baykuşların liderini alaşağı etti.
Atlıyoruz, Kielli Lyze gibi sessizce süzülüyoruz.
Efsanevi Kielli Lyze.
İki gemi 4 Kasımda Kielden yola çıkarak 15 Kasım 1912de İstanbula vardılar.