Examples of using Kieve in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kieve sizin saatinizle 05.25te varacak.
Kieve doğru. Tarif etmesi kolay değil.
Kieve doğru. Tarif etmesi kolay değil.
Kieve gitmeden önce birkaç arkadaşımı görmeye. Nereye gidiyorsun?
Podil( Ukraynaca: Поділ) Ukraynanın başkenti Kieve bağlı bir ilçe.
Seninle ilgilenebilmem için hemen Kieve gelmelisin.
I} Ben ve annem de Kieve gittik.
Mantıklı gelmişti. Ama Kieve taşınmak.
Bir şey istemiştin ya benden, Kieve birkaç ricada bulundum.
Bir şey istemiştin ya benden, Kieve birkaç ricada bulundum.
Sovyet Ordusunu, istikrarı sürdürmek için Kieve davet ettiler.
Sovyet Ordusunu, istikrarı sürdürmek için Kieve davet ettiler.
Tarif etmesi kolay değil. Kieve doğru.
Tarif etmesi kolay değil. Kieve doğru.
Pantic, geçen sezonun devre arasında Dinamo Kieve imza atmıştı.
Böylece yakalandı ve Kieve geri gönderildi.
Nihayet Sovyetler Birliği çökünce Kieve dönmüş ve belediyenin önündeki kutlamalara katılmış.
Yine de 1934 yılında başkent Kieve taşındı ve Harkiv 2. Dünya Savaşı sırasında ağır yıkıma uğradı
Mehmedi 13 Ocak 2012 tarihinde, Zürih takımından Dinamo Kieve transfer oldu ve beş yıllık bir sözleşme imzaladı.
Piskoposun Lvivden 2005 yılında Kieve gönderilmesinden sonra Kiev Katolik Başpiskoposluklarının Ukrayna Katolik Listesinde yer almıştır.
